Trabzon bana yaramıyor,içimde büyük bir mutluluk var sanki başıma iyi birşeyler gelecek yada güzel şeler olacak gibi bilmiyorum.Bir yandan da kendimi yalnız hissediyorum kimsesizlikten değil var bir sürü sevdiğim,bu şehir bozuyor benim ruhalimi yalnız,mutsuz,sevinçli,heyecanlı...Ben hangisiyim??
17 Mayıs 2008 Cumartesi
UFACIK TEFECİK POST
12 Mayıs 2008 Pazartesi
TIME TO SAY GOOD BYE...
Yine Trabzon'a gidiş vakti geldi 15 gün boyunca sürecek sınavlar start alıyor maalesef ve ben hiç ama hiç bir yere gitmek istemiyorum ailemin yanından ayrılıp ;) Tek tesellim araya girecek olan bahar şenlikleri kapsamındaki Sezen AKSU konseri ve Duman konseri.Minik Serçe'yi bir türlü dinlemek kısmet olmamıştı ve Trabzon'da sınavların arasında olacak da olsa teselli olarak imdadıma süper yetişti.Anneannemin evi bildiğiniz gibi aynı durumda dağılmaktan toparlanmaya geçemedi,yani en pis yerinde Ebru vardı,en güzel yerinde Ebru olamayacak biraz da ondan gidesim yok.Gittiğim evde internet olmadığından yeni postlar olmayacak gibi ay sonuna kadar,yoğunluktan depolayamadım sadece yayınlanması kalmış postlar ancak fırsatım olur da internet kafeye gidebilirsem post yazacağım.Kendinize iyi bakın ,bana yine sınavlarım için dua edin desem çok mu olurum??? :( Hoşçakalın.
09 Mayıs 2008 Cuma
DOĞUŞ
07 Mayıs 2008 Çarşamba
BİR MANDALİNANIN ÖYKÜSÜ
06 Mayıs 2008 Salı
Y.O.K.
Şu tadilat girdik gireli baya boşladım blogumu,inanılmaz bir post yazma isteği karşısında bulabildiğim 2. vaktimde de abudik-gubudik bir post yazacağım :( Bugün biraz içedönük,durgunum,mahsunum çünkü O gitti.En yakın arkadaşım da gidecek perşembeye.Trabzon'a bir kez daha gitme zamanı yaklaşıyor ve ben hiiiç istemiyorum stres oldum,12 sindeki yolculuğum kaçınılmaz maalesef.Bu aralar kahvaltı yapmıyorum,mutsuzum en sevdiğim öğünümü kendi ellerimle bir yerlere bıraktım ama geri kazanmaya niyetliyim.Sıkı spor yapmam gerekiyor diye hayıflanırken Topsy Kretts'in(umarım sağsalim Rusya'ya ulaşır,blogundan takip ederiz artık ne yapmış.) gönderdiği pilates cd si işime yarar diye düşünüyorum,tabii kargo elime geçerse.Yemek yiyemiyorum,her gören sen zayıfladın mıı diye gözünü pörtletirken ben normal kilomun 1 kg da üzerindeyim hatta,durumu kavrayabilmiş değilim.Şu günlerde zaten hiçbirşeyi kavrayamıyorum,zeka geriliği mi başladı acaba?? :~) Aman Allah korusun,havalar kapalı ben yazlıklarımı çıkarmış kışlıklarımı kaldırmış kötü,soğuk,yağışlı havalarda t-shirtlerimle baharı karşılıyorum.Bu durum psikolojimi etkilemiş olabilir.Bir de özlemlerim çoook büyüdü malum konudan dolayı,çaresizlik çok kötü birşey,sürekli burnunun direğinin sızlaması,ne zaman ağlayacağının belli olmaması.Mutluyum hayatımdaki insanlar bunu kaçınılmaz kılıyor ama kimi zaman da çaresizliğine ve yalnızlığına kafi gelemiyor.Bugünlerde en çok söylediğim şarkı bu yüzden Y.O.K. olmalı,işte sözleri:
30 Nisan 2008 Çarşamba
OOooPPSSS!!!
Uzun zamandır yazamıyorum,boyumuzdan büyük işlere mi karıştık ne???Anne&Tete&Ebru 3'lüsü olarak bir de yardımcı mimarımız Mustafa USLU,oldukça fazla vaktini alıyoruz reklamın yapayım istedim ama web de bir bilgiye ulaşamadım maalesef,kısmet değilmiş :) Biz Mustafa'nın sabrını zorlarken bizim sabrımızı da ustalar oldukçaaa zorluyor.Gerçi ben durumu özetlemedim:anneannemlerin teras odası vardı öncelikle oranın zemin karosuydu mobilyasıydı giriştik bir işe.Ardından banyo&wc tadilat ettirelim dedik,sonra kapılar olmaz onlar da değişsin dedik,hazır işe kalkışmışken mutfak dolapları da değişsin istedik hatta ve hatta asansör de gerekli nerden ne olur diye de projelendirmeye çalışıyoruz :) Anneannem ve dedem kardeşinin yanına şehir dışına gönderildi,teyzem görümcesine,diğer teyzem ve kuzenim ise bize geldi ev boşaltıldı,ustalar,malzemeler ayarlandı veeee komedi maceramız start aldı.
Tüm ustaları bir araya topladığımız gün 2 elektrikçimiz,2 su tesisatçımız,2 sıvacımız,1 de taşıyıcımız vardı;ee bir de mimar lazım ne olacak ne bitecek anlatmaya teknik şeyleri,aradık beklerken bize soru bombardımanı başladı.Sıvacı soruyor "Yengee,küvet burda mı olcakh?"Teyzem ölüçsünü,vs veriyor. "Haa,anladım yenge."Düşünüyor düşünüyor "Yenge peki bunun bataryalar nerde?" Ben atlıyorum "150lik kısımda sol duvarda yani :) " "Haaa...." Yine düşünüyor düşünüyor bir cıklama ve ardından teyzem "Bir problem mi oluşuyor,oluşması için bir sebep yok gerçi de!?" diyor veeee koptuğum an şu andır gelen cevabı yorumsuz olarak yazıyorum daha da bişey demiyorum -> "Şimdiii teknik olarak bir sorun yok ancak dinimizce uygun değil,olmaz.Bunu bu şekilde yapamayız,bakın eski wc'nize taşı olsun duş sistemi olsun yönü Kıbleden taraf değil." Yüzümüzden anlıyor ki dediği gibi yaptırmayacağız. "Neyse ya Mustafa gelsin O'na değiştirtiriz,projeyi Kıbleye uygun hale getirtirim ben." Ooooppsss proje değişmedi ;)Şantiye şefi tetem,yardımcı annem ve estetik danışman ben inşaata devam...
Ben çıkardıkları çok yüksek frekanslı ses dalgalarıyla yarasa denen yaratığı,canavarı her neyse sevmiyorum nefret ediyorum.Bunarı neden mi yazıyorum;yeni keşfettim ve fark etmeyenler varsa kendilerini tanısınlar yarasa denen şeyi sevmediklerini dile getirebilsinler istedim.
Allah'ın gücüne gitmesin ama ne bu şey ya kanatları,yüzü herşeyi itici güzel bir tek yanı yok,göremiyorum ben,ııgh.Yine Allah eksikliğini göster misin,aratmasın.Vardır onun da şu Dünya'ya bir katkısı herhalde var olduğuna göre diye düşünüyorum,üzülerek de olsa ;p Hak da kalmayayım;
Hayvanlar alemi gibi olacak bu post ama yukarıda gördüğünüz fotoğrafı paylaşmayı istedim kişu yarasalardan sonra biraz ısınabilelim hayvancıklara diye :) Sivrisinek larvaları ne de sevimliler değil mii??















